HEDEFİMİZ DÜNYA ŞİRKETİ OLMAK

HEDEFİMİZ DÜNYA ŞİRKETİ OLMAK

Eksen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Veysi Onal: Hedefemiz Dünya Şirketi Olmak

Biz şu anda Türkiye’de özellikle kentsel dönüşümün olduğu yerlerde yatırım yapmaya hazırlanıyoruz. Kürdistan bizim büyümemizde çok önemli bir basamak oldu. Hem maddi hem tecrübe olarak bize katkısı çok büyük. Bundan sonra ki hedefimiz şirket olarak dünya firması olmak. İnşaat işiyle ilk olarak 12-13 yaşlarında tanıştı. Bütün yaz tatillerini aralıksız olarak inşaat işlerinde çalışarak geçirdi. İstanbul’da ortağı Mehmet Bilici ile başladıklarında hedefleri büyüktü. 2005 yılında Kürdistan Bölge’sinde iş yapmaya başladı. Aldıkları işleri kusursuz bir şekilde zamanında teslim etmeleri piyasada oluşturduğu güven hızla yol almasını sağladı. Bir çok hastahane, yol ve okul binası yapımının yanında Erbil Işık Üniversitesi Binası, Erbil Valilik Binası, Erbil Adalet Sarayı, Halepçe Üniversitesi gibi bölgede çok önemli büyük işlere imza attı. Şirket olarak 600 kişiye iş sağlıyor. Sakıp Sabancı hayranı. Turgut Özal’ın ileri görüşlülüğünü, cesaretini unutmuyor. Kürdistan’ın ekonomik dinamizmine ve Kürdistan Hükümeti’nin akılcı ekonomi uygulamalarını takdirle karşılıyor. Eksen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Veysi Onal’dan söz ediyoruz..

Veysi bey, iş yaşamınızla başlamak istiyorum. İş hayatına ne zaman başladınız?

İlk iş yaşamı yerine ilk inşaat yaşamı diye sorsanız daha isabetli bir soru olurdu, çünkü inşaatın dışında çok kısa süreli başka işlerde çalışsam da devam edemedim. Oysa 12-13 yaşlarından beri inşaatın içindeyim. Babam, amcalarım, ailem inşaatçıydı bende inşaatla erken yaşlarda tanıştım. İlk gerçek çalışmam ortaokul yıllarında yaz tatilinde Atatürk Barajı inşaatında oldu. Babam taşeronluk işi almıştı bende yanında çalışıyordum, yaşım küçüktü kontrollerden hep saklanarak çalışırdım ondan sonra nerdeyse bütün yazlarım inşaatta çalışmakla geçti.

Kürdistan Bölgesi’nde çalışmaya nasıl başladınız?

Bizim Kürdistan maceramız 2005 yılında başladı. Buraya geldiğimizde iş olanaklarını gördük ve özellikle de bizim sektörümüzle alakalı imkânları görünce, buraya şirketimizin şubesini açmaya karar verdik. Buraya gelmeden önce Türkiye ve Türkmenistan’da işlerimiz vardı ancak buraya geldikten sonra ağırlığı Kürdistan’a verdik ve son üç yıldır tüm işlerimiz burada. Başka bir yerde iş yapmıyoruz.

Eksen İnşaat’ın Kürdistan’da yaptığı işleri anlatır mısınız?

Eksen İnşaat’ı Türkiye’de iki ortak kurduk. Ortağım Mehmet Bilici ile birlikte uyum içerisinde güzel işler yapmak amacıyla başladık. Türkiye’de taahhüt işlerinin yanında kendi işimiz olan yapsat işlerini de yaptık. Buraya gelince aynı şeyleri yapmaya başladık. Burada yaptığımız projeler arasında hastane, okul ve şu anda devam eden Erbil Adalet Sarayı, Erbil Valilik binası ile Halepçe Üniversitesi inşaatları devam ediyor. Yatırım olarak 350 dairelik bir projemiz var. Arsayı Yatırım Dairesi’nden aldık ve yakın zamanda başlayacağız. Şehir merkezinde 25 katlı üç bloktan oluşan çok özel bir projemiz var.

Eksen inşaat olarak hedefleriniz nelerdir?

Biz şu anda Türkiye’de özellikle kentsel dönüşümün olduğu yerlerde yatırım yapmaya hazırlanıyoruz. Kürdistan bizim büyümemizde çok önemli bir basamak oldu. Hem maddi hem tecrübe olarak bize katkısı çok büyük. Bundan sonra ki hedefimiz şirket olarak dünya firması olmak.

 İnşaat sektörünün mevcut durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

İnşaat sektörünün direkt veya dolaylı olarak birçok sektöre can suyu olmaktadır. İnşaat sektörüne paralel olarak elektrik, mekanik, mobilya, gıda ve otomotiv sektörü gibi bi çok sektör canlanmaktadır. İnşaat sektörünün hızlı yapılanması ile dünya konjonktürünün şuandaki tablolarını oranlarsak inşaat sektörü için mevcut duruma çok iyi diyebiliriz. Kürdistan’da inşaat sektörü çok büyük bir gelişim gösteriyor.

Bu süreç ne kadar devam edebilir?

Geldiğimizden bu yana, işte” kiralar çok yüksek, çok fazla konut yapıldı ve duracak yönünde” söylentiler vardı ama böyle olmadı. Burada yatırımlar devam ediyor ve bence devam edecek. Burada yeni bir şehir, yeni bir ülke kuruluyor ve birçok eksik var. Bütün bunlar yapıldıkça çekim merkezi oluyor ve göç olmasını sağlıyor ki göç aldıkça inşaat devam edecek demektir. Şimdi projeler hazırlanıyor. Geçen bir hükümet yetkilisi ile görüşmemde bana, “büyüme sürekli olarak bizim yapmış olduğumuz tahminlerin çok üstünde oluyor” dedi. Bu nereye kadar olur bilmiyorum ama Erbil bir 10 yıl daha büyüyecek ve göç alacaktır.

Türkiye’de ki inşaat sektörü ile Erbil’de ki inşaat sektörünü karşılaştırırsak benzerlikleri ve farklılıkları nelerdir?

Benzerlikler yeni yeni oluşmaya başladı. 3-4 yıl önce şuan ki kalite ve kompleks projeler pek yoktu. Şu anda ona doğru gidiliyor. Gelir seviyesi arttıkça burada ki insanlar kalite talebinde bulunuyor. Onlarda en güzel ve kaliteli malzemeyle yapılmış evde oturmak istiyorlar.

Kürdistan’da iş yapmak isteyenlere önerileriniz neler olur?

İlk olarak yapacakları buraya gelmek olmalı. Çünkü ancak gördükten sonra kafasında ki işi belirleyebilir. Zaten buraya küçük bir iş yapmak için gelen bile gördükten sonra daha büyük işler yapmayı ve hatta farklı sektörlere yatırım yapmayı düşünüyor. Zaten burada Konsolosluğumuz olsun iş adamları derneğimiz olsun gerekli şekilde yardımcı oluyorlar. Burada iş kurmakta kolay; bir avukata, 3-5 bin dolar vererek şirketinizi kuruyorsunuz. Burada ki vergi sistemi Türkiye’de ki gibi karmaşık değil. Çok cüzi bir vergi alınıyor. Bizim inşaat sektöründe iş başına %1 vergi alınıyor. Sigorta sistemi de çok düşük, yerli personel çalıştırdığınızda kişi başına 20 dolar gibi bir prim belirlenmiş. Burada ne iş yaparsanız yapın kârınızın büyük bir bölümü cebinizde kalıyor. Yerel ortak şartı yok. Ben 2005 yılından bu yana buradayım, yerel ortağım yok ve hiçbir sıkıntı yaşamadım.

Kürdistan ekonomisinin geçmişten günümüze kadar ki gelişme süresini değerlendirecek olursanız neler söylersiniz?

Gelişmekte olan bir ülke ve ivme kazanarak gelişiyor. Bu ivmeye paralel olarak yakın dönem de pozitif yönde ciddi değişimler oluyor ve olmaya devam edecek. Kürdistan ekonomisinin dünya ile entegresi çok hızlı oldu. Şu anda dünya da sıcak para sirkülâsyonunun olduğu ender ülkelerden biridir. Dünyanın birçok gelişmiş ülkesini etkileyen küresel kriz döneminde bile Kürdistan ekonomik canlılığını korudu.

Kürdistan Hükümeti’nin yatırımcılara sunduğu olanaklar nelerdir?

Kürdistan Hükümeti arsa veriyor. Koymuş olduğu şartlar iş ile ilgili şartlar. Sunduğun projenin yapılabilir bir proje olduğuna ikna olunduktan sonra size projeye uygun olarak arsa tahsis ediyor. Size verdiği arsa karşısında şartları var. En büyük şart projenin %35’i tamamlamadan sana arsanın tapusunu vermiyor. Tabi ki projenin her aşaması devlet tarafından denetleniyor. Eğer büyük bir proje yapıyorsanız projeye sosyal tesisler eklemenizi de istiyor. Hükümet yer veriyor. Şimdi projeyi tamamlayamıyor veya diyor ki satarak projeyi yapayım. Yarım kalan projeler var. Devletin burada bir kabahati yok çünkü o üstüne düşüni yapmıştır. Tabi yarım kalan projeler insanlarda güvensizlik yaratmış o yüzden konut alırken önce bitsin ben sonra alayım gibi bir yaklaşım oluşuyor.

Tüm dünyada olduğu gibi burada da hak ediş sistemi var. Siz yaptığınız iş kadar para alırsınız. En rahat ödemeleri burada alıyorum. Yani hak edişiniz tespit edildikten 10 gün sonra paranızı alıyorsunuz. Ayrıca bizim burada işadamları derneğimiz var. Derneğimiz, Türkiye Evrensel İşadamları Derneği gelecek olanları karşılamaya ve yardımcı olmaya hazır. Kürdistan ve Türkiye için üstümüze düşüne yapmaya hazırız. 

Hükümeti’nin yatırımcılara dönük yaklaşımını nasıl değerlendiriyor sunuz?

Kürdistan Hükümeti akılcı projelere, kaliteli uzun ömürlü projelere, geleceğe dönük projelere ve özellikle Kürdistan da uygulanabilirliği olan tüm projelere açıklar ve destekliyorlar. Kürdistan, özellikle yatırımlar konusun da kabuğunu kırmış durum da. Ciddi yatırımcı çeken bir çekim merkezi olmuş durum da. Bana göre yatırımcıların burayı seçmeleri doğru bir seçim, doğru yer ve doğru zaman olur. Şimdi isterseniz biraz özelinize gelelim.

Genel yapı itibarıyla nasıl bir insansınız?

İlkeli ve mücadeleciyim. İnandığım bir şey için sonuna kadar mücadele ederim, pes etmeyi sevmem asla da pes etmem. Paylaşımcıyım, paylaşmayı da çok severim. İnsanlığa hizmete inanan biriyim. Aileme bağlıyım ama işim için aileyi bile ihmal ettiğim oluyor ne yazık ki.

En çok neye kızarsınız?

Boş vermişlik. Boş vermişliğe kızarım. Disiplinsizliğe, verilen işi yapmamaya kızarım ama belirteyim, yapamayana değil yapabilip de yapmayana kızarım. En çokta çocuklarıma kızarım beni anlaşamayışlarına kızarım belki bende onları anlamıyor olabilirim ama kızıyorum işte anlaşamayınca kızıyorum.

İş hayatınız da hiç keşke dediğiniz oldu mu?

Çok değil, iki keşkem var iş hayatımda. Birincisi Irak’tan önce Türkmenistan’da iş almıştık ve isabetsiz bir ortaklıkla yola çıkmıştık. Tabi sonuç kötü oldu. İşimizi bitirmeden ortaklığı bitirip ayrılmak zorunda kaldık. Önemli bir tecrübe oldu benim için “keşke olmasaydı” derim hala. Bir de zaman yönetimi hakkın da keşkelerim oluyor. Zamanı çok iyi kullanmak lazım. Geri getiremeyeceğimiz en önemli şey zaman.

Gençlik yıllarınız da kendinize örnek aldığınız iş adamları var mıydı?

Vardı. Sakıp Sabancı’ya hayrandım. Başarısını takdir ederdim. Çok sempatik gelirdi bana hele bir gün tv programında onu izlerken Vehbi Koç’u övmesi ve başarılarını anlatması bazı sektörlerde rakip olmalarına rağmen onun tecrübelerini örnek aldığını itiraf etmesi benim hayranlığımı arttırdı. Bir de siyasette Turgut Özal’ın ileri görüşlülüğünü çok sever cesaretini takdir ederdim onu okudukça sevgim arttı.

İş hayatında başarılı olmanın kuralları neler ve siz başarınızı neye borçlusunuz?

Başarının temel anahtarı insanın bir gayesinin bir hedefinin olması ve bu doğrultu da çalışması ama yılmadan çalışmasıdır. Başarısız denemeler olsa da başarıncaya kadar hedefi için, gayesi için savaşmasıdır. Şuna inanırım; sen hedefine doğru yürüdükçe hedefin de sana doğru gelir.

Başarımı neye mi borçluyum?

Başarılı bulabilirsiniz beni ama henüz başarmış saymıyorum kendimi çünkü bir hedefim var o da Eksen İnşaat sektörünü dünya şirketi yapmak. Belki o zaman başarmış olurum. Şunu unutmadan söyleyeyim başarımızda, bu yolda biraz başarı varsa eğer annemin dualarının payı çok. Bunu özellikle belirtmek istiyorum.

Sizi en çok mutlu eden olay nedir?

Yardımlaşmak. Yardım etmek beni mutlu ediyor. İnsanları mutlu görmek bir de yaptığım isten takdir almak, başarmak, beni mutlu ediyor.

Hobileriniz var mı?

Çok fazla farklı bir yönüm yok. Gezmeyi yeni yerler yeni insanlar tanımayı seviyorum. Bir de kitap okumayı çok seviyorum ve yolculuklarımda mutlaka yanımda kitap olur aynı anda iki üç kitap okuduğum da olur.

Genç girişimcilere önerileriniz nelerdir?

Her genç insanının, genç girişimcinin hayal kurmasını ve hayalini gerçekleştirmesi için mücadele etmesini öneririm mutlaka donanımlı olmaları lazım, birkaç dil bilmeleri şart. İyi analiz etmeleri ve değişimi çok yakından takip etmelerini öneririm. Sabır, sabır, sabır derim.

10.01.2014 (Haber Merkezi)