Kürdistan'da Üretim Hedefimiz Var

Kürdistan'da Üretim Hedefimiz Var

Serbest, daha kaliteli ve güzel işler yapabilmek amacıyla Kürdistan'da bulunduklarını söyledi

100 metrekare alandan bugün hem Türkiye hem de Kürdistan’ın birçok bölgesine ürün satışı gerçekleştiren Zelall Mobilya, yatırımlarına devam ediyor.

‘Biz bütün gücümüzle Kürdistan’dayız’ ifadelerini kullanan Zelall Mobilya Genel Müdürü Emrah Serbest,  daha kaliteli ve güzel işler yapabilmek amacıyla Kürdistan’da bulunduklarını söyledi.
Kürdistan’daki mobilya anlayışını modernleştirdiklerini belirten Serbest, ‘‘Her gün kendimizi yeniliyoruz. Fuarları çok iyi takip eden bir firmayız. Buradaki fiyat politikamız da çok güzel. Üretimi kendimiz yaptığımız için çok uçuk fiyatlar koyup, insanları korkutmuyoruz. Çok güzel ürünleri, çok güzel fiyatlarla sunuyoruz.’’ dedi.

Kürdistan’da garanti veren ilk mobilya firması da olduklarını kaydeden Serbest, Kürdistan’a kaliteli hizmet vermeye devam edeceklerinin altını çizdi.
 

Emrah Bey, Zelall Mobilya’yı her yerde görüyorum. Bize ilk olarak buraya nasıl geldiğinizi anlatır mısınız?

2006 yılında bir Iraklı müşterimiz Bursa İnegöl’e geldi ve bizden bir miktar ürün aldı. Daha sonra o ürünün miktarı arttı. Akabinde biz de müşteri ziyareti için Erbil’e geldik. 2007’ye kadar hızlı bir şekilde mal satmaya başladık. 2008’e doğru gelirken Türkiye’de malum mali krizden dolayı herkes bir arayış içine girdi. Ben de buraya hem müşteri ziyareti hem de kendimiz bir şeyler yapabilir miyiz diye geldim. Ürün sattığımız eski müşterimizin aracılığı ile ortak bulup işe koyulduk. 2008’in birinci ayında işe başladık. Çok güzel ürünler getirdik ve  iyi cirolar yaptık.
 

Peki, şimdi şirketiniz kurumsal yapısını, Türkiye’deki ayağını ve üretimini öğrenelim.

Sonra Kürdistan yapılanması hakkında bilgi alalım.

Biz 1989 yılından beri İnegöl’deyiz. 1990 yılında İnegöl’e ilk geldiğimizde babam ve amcamlar inşaat sektörü ile uğraşmışlar. Daha sonra İnegöl, mobilyası ile meşhur olduğu için bir şekilde mobilyaya sektörüne girmişler. Önceleri 100 metrekare gibi küçük bir yerde küçük bir imalat açmışlar. Sonra, o zamanki olanaklar çerçevesinde büyüyebildikleri kadar büyüdüler. Ben üniversiteyi 2006 yılında bitirdim. O tarihe kadar işleri babam ve ağabeyim yönetiyordu. O tarihten sonra ben geldim ve Türkiye’de perakende mağazacılık sektörüne girdik. Ağabeylerim perakende mağazaların başına geçti, ben de üretimin başına geçtim. 2006’dan 2008’e yani Erbil’e gelene kadar iki yıl şirketi ben yönettim. Türkiye’de de doğuda olmak üzere birçok yere toptan ürün satıyoruz. Yani 23 yıllık bir geçmişe sahibiz. Ürünlerimizi Irak’a da gönderdik. Irak’ta da büyük bir talep görünce ağırlığımızı Irak’a verdik.

Irak dışında ihracatınız var mı?

Irak dışında, Libya’ya ve Azerbaycan’a ihracatımız var. Irak olmadan önce Avrupa’ya iyi bir ihracatımız vardı. Avrupa’da yaşanan ekonomik krizden dolayı artık tır bazında mal gitmiyor. Bizim de işimiz tır bazında.

Buradaki yapılanmanız nasıl?

Buraya 2008 yılına geldik. Toptan ve perakende üzerine devam ettik.  Toptanda 2008 yılında Çin malı hakimdi. Biz çok büyük zorluklar çektik. Sebebi de aradaki fiyat farkıydı. Bir şekilde milleti Türkiye malının daha kaliteli olduğuna inandırmaya artık kendimizi mecbur hissettik. Zorla da olsa bazı mağazalara kendi ürünümüzü ve teşhir mallarımızı koyduk. İlk etapta mağazalara koyduğumuz ürünlerden para almadık. Sadece kalite ve farklılığı öğretebilmek için konsinye tarzında malları koyduk. Gerektiğinde bazen bir mağazada iki üç saat, ürünün başında kendimiz durduk ki müşteriye satalım. Yavaş yavaş baktık ki Çin malından ziyade insanlar Türkiye malının daha kaliteli ve fonksiyonel olduğunu, normal hayat tarzına daha uygun olduğuna karar verdiler. Çin malları çok kısa sürede bozulabiliyor, deforme olabiliyor. Yalnız Türkiye malını biz getirdiğimizde insanlara kabullendirmek için garanti verdik. Burada garanti veren ilk mobilya firması biziz. Yani elektronik olsun, dayanıklı tüketim malları olsun hiçbir şekilde garanti olayı yoktu. 2008’den sonra mobilyada garantiyi vermemizden dolayı artık güven olayı arttı.

Buradaki mağazalarınızla ilgili bilgi alabilir miyiz?

2008’de ilk mağazamızı açtık. Ve ağırlığımızın yüzde 70’i toptandı. Belli bir süreden sonra artık toptanın çok fazla gitmediğini, kar marjının düştüğünü fark ettik. Bizim Türkiye’de beş adet mağazamız vardı. Türkiye’deki mağazaların vadeli satışlarından dolayı zaman içerisinde artık değerini kaybettiğini ve kar marjının düştüğünü gördüğümüz için Türkiye’deki mağazalarımızı birer birer kapatarak, Erbil’de birer birer mağazalarımızı açtık. 2008’de ilk mağazamızı açtık. Ondan sonra 2010, 2011 her sene bir mağaza açtık. 2010’dan sonra birer tane daha açtık. Şu anda Erbil’de 5 mağazamız var.

Erbil dışında mağaza açmayı düşünüyor musunuz?

Biz Erbil’deyiz. Merkezi Erbil’den yönetiyoruz. Üretimimiz İnegöl’de, merkezimiz Erbil’de. Erbil dışında bizim 23 tane bayiimiz var. Zaho’da, Duhok’ta, Süleymaniye’de, Kerkük’te bayilerimiz var. Ve Bağdat’ta çok iyi bayilerimiz var. Üretimimizin neredeyse yüzde 50’sini oraya veriyoruz. Her şehirde birer tane kendi mağazalarımız gibi bayilerimiz var.

Burada mobilya tercihlerinde hangi etkenler etkili oluyor?

Şimdi biz burada ilk etapta satış alt yapımızı oturttuk. Ürün gelemden ürün satışını gerçekleştiriyorduk. O zaman Erbil’de yanılmıyorsam 60’a yakın mobilyacı vardı. Şu anda 300’e yakın mobilyacı var ve bu sayı her gün artıyor. İyi-kötü, işi bilen-bilmeyen, kaliteli ürün satan-satmayan herkes bir şekilde mağazacılık sektörüne giriyor. Sebebi de Türkiye’deki malum koşullar. Nakit olayı dönmüyor. Artı hızlı bir sirkülasyon var. Bu piyasayı para bozma, yani malı bozma gibi görüyorlar. Çoğu zaman kaliteli malı satma konusunda çok problemler yaşıyoruz. Yalnız şunu görüyoru; eskiden iyi-kötü mal her şey satılıyordu. Artık kötü mal satılmıyor. Kaliteli ve farklı mal en son çıkan sezon yani moda diye adlandırdığımız sistemler satılıyor. Onun dışında klasik ağırlıklı bir Erbilimiz ve Kürdistanımız vardı. İnsanlar Avrupa’ya gidip geldikçe, farklı ülkelerde farklı şeyler gördükçe modern ürünleri tercih etmeye başladı. Yani evinin yüzde 70’i klasik, yüzde 30’u moderndi; şu anda yüzde 50 yüzde 50.

Zelal Mobilya’nın Kürdistan’daki hedefi nedir?

Bizim buradaki ilk hedefimiz toptan olarak çok güzel yerlere gelmekti. Sonrasında toptan olarak 23 bayiimiz oldu. Irak’ta beş kardeşiz. Baktık ki artık toptanda yapabileceğimiz çok bir şey kalmadı. perakende olarak markalaşalım dedik. Bundan sonra daha profesyonel yani mevcut olan düzenimizi, daha profesyonel daha kaliteli bir şekilde ileriye götürmektir. Buradaki temel düşüncemiz işlerin çok iyi olmasıdır. Taşları yerine oturttuktan sonra İnegöl’de olan üretimimizin bir bölümünü buraya taşımak istiyoruz.

KÜRDİSTAN’IN ÜRETİME İHTİYACI VAR

Kürdistan’ın aslında üretime ihtiyacı var değil mi?

Kürdistan’ın üretime ve fabrikaya ihtiyacı, istihdama ihtiyacı var. Yalnız elektrik, sanayi, altyapı olsun belirli zorlukları var. Bizim makinelerimiz tam otomatik bilgisayarlı makineler. Bunlarda herhangi bir arıza olduğu zaman bunları tamir edebilecek bir usta lazım, bilirkişi lazım. Makinelerin çoğu ithal olduğu için, çoğu zaman Türkiye’den, Almanya’dan veya İtalya’dan ustalar gelip bunu tamir edebiliyorlar. Burada şu an o altyapı yok. Buraya elektroniği olmayan, bilgisayarı olmayan makineleri getirip bir düzen kurmak lazım. Bu tabi maliyet artırıyor. Artık Türkiye’de biliyorsunuz, KDV iadesi var. KDV iadesi bizim gibi Türkiye’den gelmiş işadamları için çok büyük bir avantaj. O KDV iadesini biz nakdi ile eşleştiriyoruz. Dolayısıyla Türkiye’den aldığımız bir ürünün aynı fiyatını Erbil’e mal ettiriyoruz. Bu nedenle üretimin şu anda Türkiye’de olması daha mantıklı. Ama kesinlikle hedefimiz Erbil’de ya da Kürdistan’da üretim yapmak.

Mobilya sektörünün temel sıkıntıları neler burada?

Mobilya sektöründe kiralar aşırı derecede yüksek. Yani bizim tek problemimiz kira diyebilirim. Yani 500 metrekare bir dükkân 20 bin dolardan başlıyor. Burada mağaza ile iş bitmiyor. Bizim burada aynı mağazanın depo alanı, sevkiyat araçları ve personeli olmak zorunda. Ve buralı personellerle çalışmakta zorluk çekiyoruz. Her ailenin bir geliri var bir şekilde. Burada eleman olarak çalışmıyorlar. Burada Suriye’den gelen Kürtler ya da Suriye’den gelen mülteciler, iş sektörünün işçi kısmının tamamını oluşturuyorlar. Çünkü ihtiyaçları var. İhtiyaçlarından dolayı çok güzel çalışıyorlar. Onları istihdam etmek için, onlara bir ev, yeme-içme, ikamet sorunu hepsini halletmen lazım. Dolayısıyla çalışan eleman problemimiz var.

 

Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Biz bütün gücümüzle Kürdistan’dayız. Kürdistan’a bir şekilde faydamız olsun. Daha kaliteli ve güzel işler yapabilmek amacındayız.  Her gün kendimizi yeniliyoruz. Fuarları çok iyi takip eden bir firmayız. Buradaki fiyat politikamız da çok güzel. Üretimi kendimiz yaptığımız için çok uçuk fiyatlar koyup, insanları korkutmuyoruz. Çok güzel ürünleri, çok güzel fiyatlarla sunuyoruz. Hizmetimiz çok güzel.

Sizi buradaki diğer mobilya mağazalarından farklılaştıran ne var?

2006 yılında geldiğimde çok kötü bir durumla karşılaştım. Müşteri geliyor, beğendiği bir ürün oluyor, parasını verip malı alıyor. Malı evine götürebilmek için bir nakliye arabası kendisi kiralıyor. Bunun dışında da malı yükleyebilmek için iki hamal tutuyordu. Yani paranla mal alıyorsun, bunu yükleyecek, götürecek, monte edecek her şey para ile. Ve o ürün eve gidene kadar anlamadığı bir hamal grubu tutuyorsa, illa bir zedelenme, tahrip oluyor. Bunu geri getirdiği zaman mobilyacı bunu almıyor.. Biz şöyle bir şey yaptık; 6 tane aracımız var. Her araçta personelimiz var. Personeller de bu işin erbabı artık. Ürünü yüzde yüz kendimiz teslim ediyoruz. Yüklemesi, çıkarması, montajı ve ürün montajı bittikten sonra müşteriyi çağırıyoruz. Ürünle ilgili bir problem var mı, yok mu kendisi kontrol ediyor. İmzasını alıyoruz, ondan sonra üç yıl garanti veriyoruz. Onun dışında ara sıra  3-6-12 aylık dilimlerde müşteriyi bir daha arıyoruz. Ürünle ilgili bir şikâyetiniz var mı, yok mu diye. Burası Kürdistan, evini boyatabiliyor, dolabı kendisi çekebiliyor. Bir şekilde kapı ayarları, sistem ayarları tahrip olabiliyor. Ücretsiz olarak ekibimizi gönderip o işlemi yapıyoruz. Bundan dolayı bizi çok tercih ediyorlar. İkinci tercih nedeni ise dediğim gibi üretim yapan bir firmayız. Yani üretim yapmazsan bu ürünü firmadan karlı bir şekilde alıyorsun. Üzerine de ayrı bir kar koyuyorsun. Ama biz kendimiz ürettiğimiz için fabrika maliyetini buraya mal ediyoruz. Üzerine yüzde 15-20 gibi çok az bir kar oranı ile millete satıyoruz. Ve kimin ne istediğini tam bildiğimiz için, ona göre üretim yapıyoruz ve ona göre getiriyoruz.

7.08.2014 (Haber Merkezi)