Meleki: İşbirliğimiz sürmeli

Meleki: İşbirliğimiz sürmeli

Shanica Group Ceosu ve sahibi Abdulvahit Meleki ile konuştuk

Petrol ve gaz taşımacılığından mayın temizlemeye, gıda sektöründen inşaata kadar birçok alanda yatırımları olan Shanica Group Ceosu ve  sahibi Abdulvahit Meleki ile konuştuk.

Meleki, ülkeler arasındaki siyasi işbirliğin ekonomik alana kısa sürede yansıdığını söyledi. Türkiye ile Kürdistan arasındaki yakın siyasi işbirliğinin bu nedenle ekonomiye çok yansıdığını belirten Meleki diyalogun ve işbirliğinin sürmesinden yana olduklarını dile getirdi.

İŞBİRLİĞİMİZ SÜRMELİ                           

Abdülvahit bey bize yaptığınız işlerden söz etmek ister misiniz?

Şanika Grup, dört ayrı firmadan ibarettir. Şirketlerden birisi Saddam Hüseyin rejimin mayın döşediği arazileri temizliyor, bu şirketimiz hem hükümetle hem petrol firmaları ile çalışıyor. Malumunuz, petrol şirketleri gittikleri bir bölgeye çalışmaya başlamadan önce mayın ya da savaş kalıntısı olan başka şeyler var mı diye tarama ve temizleme yaptırıyorlar. Kürdistan ve Irak’ta çok savaş yaşandığı için temiz olmayan bölgeler çok. Bazen de hükümetin patlayıcı maddelerle ilgili ihtiyaçları olur, bu şirketimiz yine onları temin edebilir. Aynı zamanda bahsettiğim şirket İspanyol Maxam markasının Irak temsilciliğini yapıyor. Bu marka dünya çapında ünlü, 140 ülkede çalışıyor Avrupa ve Türkiye’de de fabrikası var. İkinci şirketimiz petrol ve gaz taşımacılığı yapıyor. İran ve Türkiye’ye petrol transport ediyor. Yaklaşık 105 tankerimiz var, çünkü biz başka bir şirketle ortağız onların kendilerine ait tankerleri var. Üçüncü şirketimiz ise gıda işleri odaklı bir şirket ve Türk markası olan Pınar’ın ürünleri satıyor.

Pınar Türkiye’nin en iyi gıda firmalarından biri.

Evet, gerçekten öyle. Şu anda bizde Pınar’ın tam 124 ürünü var. Bunlar süt, yoğurt, peynir gibi süt mamulleri ve ketçap mayonez ve diğer gıda ürünleri kapsıyor. Pınar’ın ürünlerini Kürdistan piyasasına veriyoruz, lakin daha çok Bağdat’a gönderiyoruz. Bu da Bağdat’ın kalabalık nüfusundan kaynaklanıyor. Dördüncü şirketimiz bir inşaat şirketidir. Yol, bina, petrol şirketlerin inşaat alanlar gibi farklı inşaat işleri yapıyor bu şirketimiz.

Türkiye ile ticaret yapıyor musunuz?

Daha önce belirttiğim gibi biz Maxam’ın Irak temsilcisiyiz. Maxam İspanyol bir marka ama biz tüm ürünleri Türkiye temsilcisinden alıyoruz. Aynı zamanda biz buradan Türkiye’ye petrol götürüyoruz. Oradan da gıda ürünleri alıyoruz.

Bence iki tarafın yararı için Türkiye ile ticari ilişkilerimizi geliştirmemiz gerekiyor. Türkiye ile Kürdistan hükümeti arasındaki siyasi diyalog ne kadar iyi olursa, ticaretimiz de o kadar iyi olacaktır. Çünkü siyasetle ticaret birbiriyle ilişkilidir.      

İki ülke arasındaki ticari ve ekonomi ilişkilerin gelişmesi için sizce neler yapılmalı?

Türkiye Recep Tayip Erdoğan döneminde daha önce mümkün olmayan şeyler gerçekleştirdi. Bu dönemde Türkiye Kürtlerle el sıkıştırdı. Bizim Türkiye ile yakınlaşmamız ticaretle gerçekleşti. Irak’ta piyasadaki ürünlerin %80 i Türk malıdır sadece geri kalan %20 si diğer ülkelerden ithal edilmektedir. Türkiye Irak’a başarılı bir ticaret getirebildi diyebiliriz. Bununla birlikte bütün Irak’ın ticaret yolu da Kürdistan’dan geçmektedir. Ayrıca işadamları Türkiye’den gelip güvenli olduğu için Erbil’de kendi ofisleri açabiliyor, ama gerginliklerden dolayı kalıpta Bağdat’ta Anbar’da açamıyor. Erdoğan’ın izlediği politikayla bir eve gittiğiniz zaman koltuk takımından tut çaya kattıkları şekere kadar Türk malı olduğunu rahatlıkla görebiliyorsunuz. Sonuç itibariyle Türkiye, Irak ticaretinde en güçlü ülke konumundadır. İran, Suriye ve ABD gibi ülkelerden yine ithalat yapılıyor lakin Türkiye piyasayı ele geçirmiş durumda. Bence iki tarafın yararı için Türkiye ile ticari ilişkilerimizi geliştirmemiz gerekiyor. Türkiye ile Kürdistan hükümeti arasındaki siyasi diyalog ne kadar iyi olursa, ticaretimiz de o kadar iyi olacaktır. Çünkü siyasetle ticaret birbiriyle ilişkilidir.      

Türkiye ile ticaretinizde ne gibi problemler var?

Bazen anlaşmazlıklar oluyor. Buradaki bakanlık bir karar alıyor, bu karar Türkiye’deki fabrikaya ulaşması zaman alıyor. Bazen ellerine ulaşmadan önce fabrika birkaç tır mal göndermiş olabilir. Ama bu da çok az oluyor. Bence Türkiye bizim ticaret yapabileceğimiz en uygun ülkedir, bunun da iki ana faktörü var. Birincisi; bir markanın temsilciliği aldığınız zaman anlaşmanız bitene kadar, büyük miktar paralar peşkeş etseler bile fabrika başka hiçbir Iraklı şirkete mal satmıyor. Türkiye’deki firmalar sözleşmeye çok dikkat ediyorlar. İkinci husus ise paketleme hususudur. Türkiye diğer ülkelere nazaran paketleme işinde çok özen gösteriyor ve mallarını güzel bir şekilde piyasaya veriyor. Başka bir şeyde var o da burada Türkiye bankaların olması, mesela Ziraat bankası, İş bankası, Vakıf Bank gibi bankalar var. Bankalar ticarette çok kolaylık sağlıyor. Bankalar yolu ile rahatlıkla paraları Türkiye’ye gönderebiliyoruz.  

Hedefiniz nedir?

Bizim amacımız diğerlerinden biraz farklıdır. Biz sadece para kazanmak için çalışmıyoruz, ancak Kürdistan’da ne kadar çok insana hizmet verebiliriz kaç kişiye iş imkanı sağlayabiliriz derdindeyiz. Şuanda biz 586 personelimiz var, yani 600’e yakın aile buradan faydalanıyor ekmek kazınıyor. Böylece hükümetin yükü de azalmış olur. Ayrıca bizim İngiliz çalışanlarımız var, bu çok önemli. Eskiden insanlar Kürdistan’dan İngiltere’ye çalışmaya gidiyordu, şuanda artık onlar bize geliyor. Bizim amacımız 2015’te işimizi daha da güçlendirmek, ta ki daha fazla insan faydalanabilsin. İyi bir işadamı olmak isteyen herkese okuyup ticaret üslubu ve ahlakı öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Çünkü ticaret ahlakını prensip yapan işadamı, başarır.

 

 

25.03.2015 (Haber Merkezi)