Batı Göz Hastaneleri Yeni Yatırımların  Başlangıcı Oluyor

Batı Göz Hastaneleri Yeni Yatırımların Başlangıcı Oluyor

Batı Göz Hastaneleri Yeni Yatırımların Başlangıcı Oluyor

Sağlık alanında yaptığı yatırımlarla adından söz ettiren Batı Göz Hastaneleri, değişik ülkelerde yapılan yatırımlarla ülkeler arasında yapılacak yatırımların da başlangıcı oluyor. Batı Göz Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Söyler, Sağlık yatırımlarının değerini ve önemini anlayarak bu yatırımları yaptıklarını söylüyor.

Kürdistan’da sağlığın her türlüsüne ihtiyaç olduğunu da dikkat çeken Söyler, yatırımcılara sağlıkta her alanda yatırım yapılabileceğini de sözlerine ekliyor. Kürdistan’ın sağlık alanında Türkiye’den geri kalmadığını da vurgulayan söyler, Kürdistan’da önemli sorunun kalifiye elaman olduğunu belirtiyor. Batı Göz Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı olduğunuzu biliyoruz.

Sizi daha yakından tanımak isteriz?

1967 Yılında Diyarbakır’da doğdum. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimimi Batman’da tamamladım. 1985 ve 1991 yılları arasında Gülhane Askeri Tıp Fakültesinden (GATA), 1991 ve 1994 yılları arasında ise Türkiye’de çeşitli askeri kurumlarda doktor olarak çalıştım.

1994 ile 1997 yılları arasında Gülhane Askeri Tıp Akademi’sinde (GATA) göz hastalıkları ihtisasımı tamamladım. 1997 ile 2005 yılları arasında ise 600 yataklı Güzelyalı Hava Hastanesi’nde göz kliniğinde uzman olarak, 2005 ile 2009 yılları arasında göz klinik şefi olarak görev yaptım.

2009 yılında Yarbay rütbesi ile askeri kurumdaki görevimi başarı ile tamamladım ve emekli oldum. 2004 yılında sağlık sektöründe faaliyet göstermek ve insanlara hizmet etmek amacı ile Özel Batıgöz Hastanesi’ni, 2005 yılında Hatay Batıgöz Merkezini, 2006 yılında Şirinyer Batıgöz Merkezini, 2007 yılında Diyarbakır Batıgöz Merkezini, 2010 yılında yurtdışı şubesi olarak Batıgöz Romanya ve 2011 yılında da Batıgöz Irak’ı açtık.

Bu kadar kısa sürede hem Türkiye hem yurtdışında bir genişleme ağı var.

Aslında bizim ilk yurtdışı deneyimimiz Ukrayna’dır. Ukrayna’da iki yerde bir girişimimiz oldu. Fakat yaklaşık bir sene içerisinde oradaki yapının vermiş olduğu bir sıkıntı oldu ve orayı bıraktık. Sonrasında Bükreş deneyimimiz oldu. Akabinde Erbil’de merkezimizi açtık.

‘‘İNSANOĞLU PAYLAŞMAYI BİLMELİ’’

Erbil’deki yatırımınız Westeye Hospital’a gelmek istiyorum. Bu yatırım kararınızda neler etkili oldu?

2005 ve 2006’dan sonrası bölgenin geliştiği bir dönemdi. Küçük kardeşim Ahmet şu anda buradaki genel müdürümüz Nurettin Zeren beyle birlikte iş yapıyorlardı. Sonra acaba Erbil’de beraber iş yapabilir miyiz fikri çıktı. Görüşmeleri ve gözlemler sonucu Nurettin beylerle belli bir uyum çıkınca beraber başladık.

Her zaman dediğim bir şey var; ''insanoğlu paylaşmayı bilmeli.'' Paylaşmayı bilmezseniz çok yıpranırsınız. Ama paylaşmayı öğrendiğinizde hem az yıpranır hem de daha uzun süreli kazanır ve rahat edersiniz. Yani neticede herkesin kendine göre bir pozitif tarafı var. Ve olay sadece para değil.

İkinci olarak bize bölge insanı lazım. Çünkü her bölgenin kendisine göre hususiyeti var. Burada yapı biraz daha farklı ticari ilişkileri de farklı. Sağlık sektörü başlangıçta ticaret; ama sonraki noktada ticaretin dışından toplumun içerisine giriyor. Sağlık sektörü ayrı bir konu. Yani şu kadar param var şuna yatırayım da değerlendireyim diyebileceğiniz bir sektör değil. İşin içerisinde olmanız lazım ve ruhunun gerçekten anlamanız ve bunu soluklamanız lazım.

‘Kürdistan’da sağlığın her türlüsüne ihtiyaç vardır. Estetiğinden tutun kardiyolojiye cerrahi alanlara kadar her alanda yatırım yapılabilir.’’

Şu an Kürdistan bölgesinde kaç tane hastane var?

Biri Eril’de, diğeri Süleymaniye’de olmak üzere iki tane var. Akabinde inşallah başka yerlerde de projelerimiz olacak. Şu anda sağlık alanında Süleymaniye’nin oturması lazım. Süleymaniye’de oturduktan sonra Kerkük ya da 1-2 yer de daha da söz konusu olabilir. Çünkü ne kadar insana ulaşmak istiyorsanız, o kadar da daha fazla yerde olma ihtiyacı doğuyor.

Mehmet Bey, Kürdistan da yatırım yapmak ile Türkiye de yapmak arasındaki farklar, benzerlikler nelerdir sizce?

Beş aşağı, beş yukarı ticaret ticarettir, nerede yaparsanız yapın ticaretin altın kuralları vardır. Sağlığın ticaretin dışında bir özelliği, tuttuğunuz binadan hastanın orada rahat etmesine doktorun rahat çalışabilmesine kadar her şeyi düşünmeniz gerekiyor. Burada en büyük sıkıntı sağlık personeli bulmakta yaşanıyor.

Türkiye ile Kürdistan arasındaki en büyük fark personeldir. Türkiye’de personele çok rahat ulaşabiliyorsunuz; ama burada biraz daha sıkıntılı. İşte temel sıkıntılardan birisi de kalifiye eleman ki, bence burası da 5-10 yıl içerisinde bunu aşacaktır.

Mevcut doktorlarınız bölgeden mi yoksa Türkiye'den mi?

Mevcut doktorlarımızın tamamı yakını Türkiye'den.

Gözlemleriniz neler?

Burada halkta yıllarca bir istek gelişmiş; hani doktora hem daha rahat ulaşabileyim hem de gerçekten aldığım sağlık hizmetinin kaliteli olduğunu bileyim. İnanılmaz bir şey; ama sağlık için hastanın her tarafa gitme isteği var. Yani size geliyor, tatmin olmuyor başka bir doktora gidiyor.

Herkesin cebinde bir sürü kâğıt var. Bu, insanların sağlık hizmetine olan güvensizliği gösteriyor aslında. İran'a, Ürdün'e, Hindistan'a çok fazla giden hasta var. Kürdistan’da cidden sağlık yatırımının da burada konuşlanması ve o hizmetin ilk yerden buradan verilmesi lazım.

KÜRDİSTANDA ŞARTLAR İLERİ DÜZEYDE

Kürdistan ile Türkiye’deki sağlık sistemini alanınız açısından değerlendirdiğimizde karşımıza neler çıkıyor?

Tabi ben dünyanın çoğu yerinde ameliyat yaptım. 60 bin katarakt cerrahisi gerçekleştirdim. Bu konuda çok deneyimimiz var. Türkiye’de verdiğimiz sağlık hizmetiyle buradakileri karşılaştırırsak hemen hemen aynı. Çok fark yok, sadece personel konusunda belki biraz farklılık vardır.

Ama biz burada hasta ile iletişim için tercüman kullanıyoruz. Türkiye’de o yok. Fakat sunduğumuz hizmet birebir aynı, hatta bazı şeylerde Türkiye'den daha iyi olduğunu da söyleyebilirim.

Genel olarak sağlık sektöründe yatırım yapmak isteyenlere önerileriniz neler olacak?

Birincisi, bizde başta belki çok az zorlandık; ama ortaklarımızın sayesinde her şey düzeldi. Bölgeyi bilen insanlarla başladık, dışarıdan Türkiye'den gelecek olan yatırımcılara en önemli tavsiyem, fizibilite çalışması yapmaları. Gerçekten çok iyi bir fizibilite çıkarması gerekiyor.

Bölgeye çok sık gelip gidilmeli ve bölge, çok iyi etüt edilmeli. Halkın hastanenize bakışıyla ilgili neler söylemek istersiniz. Tarafsız değerlendirmek isterim. İnsanların hastanemizle ilgili çok olumlu fikirleri ve fazlasıyla takdirleri var. Buradaki sağlık sektörünü daha iyi bir noktaya getirmekle ilgili istek ve arzuları var. Tabi bir bölgenin kalkınması için en büyük unsurlardan birisi eğitim.

Eğitim, bir şehrin ya da bir bölgenin kalkınmasında ya da entegre edilmesinde çok önemli bir faktör. Bunun içinde bizim gibi yapılara ciddi ihtiyaç vardır. Olayın yerinde çözen bir yaklaşımımız var. Enfeksiyon olayı ile ilgili çok ciddi çalışmalarımız oldu. İnsanlara ilk etapta o cerrahi müdahale belki yapılmadığında sıkıntı oranı çok daha yüksek olurdu.Bence bu tip yerlere çok fazla ihtiyaç var, bu sadece göz branşıyla ilgili değil; diğer uzmanlık branşlarında da ihtiyaç var.

Şimdi sağlık sektöründe hangi alanlara yatırırım yapılabilir?

Bizim ilgi alanımız göz olduğu için daha çok bu alanla ilgili çalışıyoruz. Fakat burada sağlığın her türlüsüne ihtiyaç vardır. Estetiğinden tutun kardiyolojiye cerrahi alanlara kadar her alanda yatırım yapılabilir. Çünkü insan, insandır. Yani insanın gereksinimleri aynıdır. Hepimiz aynı şeyleri arzuluyoruz, aynı şeyleri istiyoruz.

Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?

Bizim amacımız, gerçekten kaliteli göz sağlığı hizmeti vermek. Kürdistan’da şu anda iki noktadayız. Bundan sonraki süreçte hizmet verdiğimiz alanların sayısını biraz daha arttırmaya çalışacağız. Tabi bizim yatırımımız sadece burasıyla sınırlı değil, bir kaç yerde daha yatırım yapma gayreti içindeyiz. Bölgenin tümünde hizmet vermek için çalışmalarımız bütün hızıyla devam etmektedir.

13.02.2014 (Haber Merkezi)