Sapphire Restaurant Müdürü Mehmet Kahraman:Türk Mutfağını Erbil'e Taşıdık

Sapphire Restaurant Müdürü Mehmet Kahraman:Türk Mutfağını Erbil'e Taşıdık

Sappire Restaurant Müdürü Kahraman, Sapphıre Restaurant'ın başarısını ve lezzet dünyasını dergimize açıkladı

Sappire Restaurant Müdürü Mehmet Kahraman, Sapphıre Restaurant'ın lokasyon olarak, yemek olarak, dizayn olarak ve verdiği hizmet bakımından herkes tarafından bilindiğini söyledi.

Kendilerine has lezzetlerle kısa sürede Erbil’in vazgeçilmez mekânları arasında yer almasını kaliteden ödün vermemeye bağlayan Kahraman, Sapphıre Restaurant’ın başarısını ve lezzet dünyasını dergimize açıkladı.

Mehmet Bey röportajımıza sizi tanımakla başlayalım?

Yaklaşık on yedi yıldır çeşitli işletmelerde müdür olarak çalışıyorum. İstanbul’un yanı sıra Hanlı Restoran, Bahçeli Restaurant ve expreslerde idareci olarak görev aldım. Daha sonra yakınımızın Erbil’de bulunan restaurantından teklif aldım.

Açıkçası Erbil’in ortamını bilmediğim için bana da biraz cazip geldi ve teklif değerlendirdim. Sağ olsun bu süreçte grup firmamızın yöneticisi olan Baran Bey bana her konuda yardımcı oldu. Öyle bir oluşum içerisinde bu yola çıktık. İki yıldır Erbil’deyim. ‘‘

''Türk mutfağıyla dünya mutfağı karması arasında bir konsept uyguluyoruz. Menümüz gerçekten çok zengin yaklaşık yüz ürüne sahip bir menü seçeneğine sahibiz.’’

İlk buradan teklif aldığınız da ne geçti aklınızdan?

Teklif geldiğinde Erbil ve mutfağı hakkında kısa bir araştırma yaptım. Araştırmam sonucunda burasının Türkiye’den pek kopuk olmadığını öğrendim. On gün öncesinde burayı bir ziyaret edip bir analiz yaptım, yaptığım analizden sonra Erbil’e gelmeye karar verdim.

Burada iş yapabileceğime başarabileceğime inandım. Ondan sonra da bu iki yıl süre zarfında elimizden geldiği kadar yemek kültürünü, Türkiye’de bildiğimiz hizmet anlayışını da burada sergilemeye başladık. Mutfağınızdan söz edelim isterseniz.

Mutfağımızda Doğu ve Güneydoğulu arkadaşlarla, Türkiye’den bizimle beraber çalışmış arkadaşları tercih ettik. Çünkü burada çok farklı bir konsept uyguluyoruz. Türk mutfağıyla dünya mutfağı karması arasında bir konsept uyguluyoruz.

Menümüz gerçekten çok zengin yaklaşık yüz ürüne sahip bir menü seçeneğine sahibiz. Tabi, biz bunları sergilerken elimizde kaliteli ustaların da olması şart. Ustaların yanı sıra getirdiğimiz ürünlerin de yaklaşık yüzde 50’sini Türkiye’den tedarik ediyoruz.

Çünkü grup firmamıza ait olan bir lojistik firmamız var. Bu konuda kendi lojistik firmamızdan destek almaktayız. Yani, ürün getirme konusunda herhangi bir problem yaşamıyoruz. Tabi bir de iyi ürün, iyi usta ve maharetli eller olunca, hizmet ve kalite kaçınılmaz oluyor.

Ağırlıklı olarak neler var mesela mutfağınızda?

Genellikle Doğu ve Güneydoğu ağırlıklı kebap çeşitlerimiz var. Tabi kebap derken kebabın her türlüsünü yapıyoruz. Yaklaşık olarak kırk çeşit kebap çeşidimiz var. İnsanlar burada o tatları, lezzetleri pek fazla bilmediğinden dolayı garson arkadaşlarımızı bu menülere yönlendirmeye çalışıyoruz.

Bunu yaparken insanlarda damak tadı biraz faklı olabilir; ama onları bu tatlara alıştırmaya çalışıyoruz. Türkiye mutfağını buraya sunmaya çalışıyoruz.

‘‘UCUZ ETİN YAHNİSİ YENİLMEZ’’

Hizmet kalitenizden biraz bahseder misiniz, nelere dikkat ediyorsunuz, burayı açarken hangi müşteri kitlesine hitap etmeyi hedeflediniz?

Ben bir şey yaparken bir atasözünü kulağıma küpe yapıyorum: ‘‘Ucuz yetin yahnisi yenilmez’’ derler ya, buna çok dikkat ediyoruz. Biz burada öncelikle ürün kontrolü yaparken, ürünleri tek tek kontrol ediyor ve markalı ürünleri almaya dikkat ediyoruz.

Burada genellikle biraz orta ve elit kısma hitap ediyoruz. Mekânın güzelliğini ve yemeklerin sunumunu güzel bir şekilde bir bütün olarak vermeye çalışıyoruz.

Şimdi buna dikkat ettim, ferah bir ortamınız var masalar birbirine yakın değil, bunu özellikle mi seçtiniz?

Evet, insanlar iş ortamından kopup bütün stresini burada atmaya çalışıyor. İnsanlara yemek yiyerek, iş görüşmelerini burada rahat rahat yapmalarını sağlamaya çalıştık. Böyle bir ortamın seçilmesi de bizim için daha esnek oluyor, biz de daha rahat hizmet sunabiliyoruz.

Masalar birbirine yakın olduğu zaman müşterilerimiz yan masadaki konuşmalardan rahatsız olabiliyor. Şimdi son dönemde Erbil de birçok yerde yeni restoranlar açılıyor. Tabi ki hizmetin sınırı yok. Bu bir rekabet ortamı ve en iyi hizmeti en iyi ürünü kim sergilerse başarıyı o yakalamış oluyor.

Sonuçta tabi ki Türkiye’den gelen bir sürü firmalar da var bu tarz gıda üzerine bu tarz şeyleri yapan birçok firma olacak. Ama bizim için öncelikle kendi ilgi alanımızla kendi branşımızla kendi belirlediğimiz konsept üzerine bir şeyler yapmaya çalışıyoruz bunları yaparken de yaptıklarımızın en iyisi olması için gayret ediyoruz.

Bunun Erbil’e katkısı ne olacak?

Mekânlarda kalite olmasından dolayı zamanla kalitenin oluşacağına inanıyorum. Bu kalite oldukça, insanların yemek kültürü de zamanla değişecek. Çünkü yemek evrensel bir şey. Yemeğin ve hizmetin sınırı olmaz. Mekânların çok olmasının kaliteyi de getireceğine inanıyorum. Kalite oldukça insanların tercihlerinin iyi olacağına inanıyorum.

Özel bir kebap çeşidiniz var mı?

Şimdi biz ürün seçerken kendimize has Güneydoğu tava kebaplarımız var. Biz tava kebaplarını spesiyal olarak değerlendirdiğimizde, bunları elimizden geldiğince düzgün bir şekilde yapıyoruz.

Mekânların çok olması bizim için birer artıdır; çünkü hizmet yarısında kendi eksikliklerimizi görerek, kendimizi daha ileriye götürmek için gereksinimlerimizi yapıyoruz.

Ana yemeğiniz tava mı?

Yani, aslında hepsini birbirinden ayırmak zor.

Spesiyal derken, bizim burada bir de fıstıklı kebabımız var. Bir de biz Hamido kebap diyeceğim; ama biz bunu Türkiye’de metre bazında yapıyoruz. Diğer mekânlara nazaran kuyruk yağı kullanmamaya gayret ediyoruz. Mümkün mertebe göğüs kısmını tercih ediyoruz; çünkü göğüs kısmının lezzeti gerçekten çok farklı.

Artık kuyruk kebap derken vizyon genişledikçe, kuyruk da kalkmaya başladı. Kuyruk kebap, fazla alındığı zaman vücutta rahatsızlık verebilecek bir madde. Sonuçta her insan kuyruğa duyarlı olmayabilir, vücut etkisi de iyi olmayabilir; o nedenle biz etlerimizi göğüs kısmından tercih ediyoruz.

Burası Erbil’e gelenlerin mutlaka uğradığı bir yer midir?

SapphıreRestaurant, bütün Erbil halkının bildiği bir yer. Sapphire Restaurant; içinde bulunduğumuz lokasyon olarak, yemek olarak, dizayn olarak ve verdiği hizmet bakımından herkes tarafından bilinmekte. Türkiye’den gelen kişiler internetten olsun, dostlarını vasıtayla olsun Erbil’i ziyaret ettiği zaman mutlaka yerimize uğruyorlar.

Bu da bizim için birer artıdır. Verdiğimiz hizmetin bize reklam olarak dönüşü bizim için güzel. Türkiye’den bir bürokrat, bir yazar ve bir gazeteci geldiğinde buraya mutlaka uğruyor.

15.02.2014 (Haber Merkezi)