Türkiye-Irak İşadamları ve İşkadınları Derneği Başkanı Sıdıka Halıcıoğlu: Bağdat'la Ticarette Yeni Dönem

Türkiye-Irak İşadamları ve İşkadınları Derneği Başkanı Sıdıka Halıcıoğlu: Bağdat'la Ticarette Yeni Dönem

Bağdat'la Ticarette Yeni Dönem

Kürdistan’da restorantlar zincirinde gösterdiği başarıyı farklı sektörlere de yayan iş kadını Sıdıka Halıcıoğlu, başkanı olduğu Türkiye-Irak İşadamları ve İşkadınları Derneği aracılığı ile yatırımcılara hem yol gösteriyor hem de yeni girişimci kadınların sektörde artmasını sağlıyor.

Kürdistan’ın çok güvenli olduğunu belirten Halıcıoğlu, firmaları aracı firmalardan uzak durması konusunda uyardı. Bağdat’ta Merkezi Hükümetin Başbakanı ile yapmış olduğu görüşmede destek sözü aldığını da söyleyen Halıcıoğlu, Bağdat ile ilişkilerini iyiye gittiğini ifade etti.

Barzani’nin Türkiye ziyaretine de dikkat çeken Halıcıoğlu, Türkiye’nin büyük firmalarının bölgeye gelmiş olmasının iyi olan siyasi ilişkilerin bir yansıması olduğunu da sözlerine ekledi.

‘‘Bizi en çok yoran aracı firmalardır. Çünkü işin içinde komisyon olduğu için doğruları anlatmıyorlar. Firmalarımız bizim gibi dernekler veya konsolosluğumuz aracılığıyla piyasaya girmelidirler’

Derneğinizin çalışmalarını anlatır mısınız?

Adana merkezli kurulan derneğimizin Duhok, Süleymaniye ve Erbil’de şubeleri bulunuyor. Dernek olarak Irak ile Türkiye arasında ticari ilişkilerin gelişmesi için köprü görevi görüyoruz.

Dernek olarak Türkiye’de de faliyetlermiz var; ama asıl çalışma alanımız adımızdan belli olacağı gibi Irak. Buraya ilk gelişim Başkan Yardıcısı olduğum Türkiye-Irak İşadamları Derneği aracılığı ile oldu.

2 yıl sonra TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ile yapmış olduğumuz görüşmede, dernek fikrimizi kendisine anlatım ve kendisi de destek olacağını bize iletti. Akabinde Erbil Ticaret odası Başkanı’nın İçişleri Bakanlığından aldığı izin ile Adana’da derneğimizi kurduk.

İşbirliğini geliştirmek için neler yapıyor sunuz?

Buradan Türkiye’ye giden işadamları sorun yaşamaları halinde yardımcı oluyoruz. Aynı şekilde Türkiye’den buraya gelen İşadamlarına yardımcı oluyoruz. Karşılıklı sürdürülen diyaloglarla iki taraftan işadamlarının bir araya gelmesini sağlıyoruz.

Burada yatığınız işleri anlatır mısınız?

Dernegin kuruluş çalışmaları bittikten sonra ailemi de alarak buraya yerleştim.  İlk olarak Emir restorantı kurduk, sonrasında yenilerini açtık. Şu anda 5 restaurantımız var. Daha sonra mobilya sektörüne girdik ve burada üretim yapıyouz.

Hatay’da Vite isimli bir ortaklık anlaşması yaptık. Türkiye’deki ortağımın gelmesi ile ilk showroomuzu açacağız.

’’Kadınlar buraya ilk geldiklerinde normal olarak tedirgin oluyor. Ancak zamanla tedirgin olmalarını gerektirecek bir durum olmadığını görüyorlar. Gerçekten bölge güvenli ve eğer onlar da ayakları üzerinde durduklarında işlerini çok rahat yapıyorlar.’’

Derneğiniz aracılığı ile gelen işadamları Kürdistan’ı mı, Güneyi mi tercih ediyorlar?

Ben 2 bine yakın işadamı ve işkadınına yardımcı oldum. Bunların çoğunluğu Bölge’de kalmayı tercih etti. 4 ay önce Bağdat’ta Sayın Maliki ile görüştüm ve o bölgelerde Türk firmalarına her türlü kolaylığın sağlanması sözünü aldım.

Bir ay önce Ambar Bölgesinde Yatırım Bakanlığının bir toplantısına katıldık. Orada bizim için iyi projeler vardı. Şimdi Türkiye’de firmalarla bu projeleri karşılıklı olarak değerlediriyoruz.

Bizim isteğimiz yatırım yapılması. Çünkü buraya gelen firmaların çoğunluğu, karşılıklı ticaret arzsunda. Biz bu bağlamda bazı çalışmalar yaptık.İki firmamızı burada yatırım yapmaya ikna ettik. Bir firma mermer, diğer firma da boru üretimi üzerine yatırım yapacaktır.

Peki firmalar neden daha çok ticareti tercih ediyor?

Bölgeye karşı bir güvensizlik var; ama aslında Bölgede yatırımcıları tedirgin edecek bir durum yok. Şunu özellikle belirteyim; medyanın olumsuz yansımaları işadamlarının tedirgin olmasına yol açıyor. Buraya gelenler zaten buranın ne kadar güvenli olduğunu görüyor.

Bizi en çok yoran aracı firmalardır. Çünkü işin içinde komisyon olduğu için doğruları anlatmıyorlar. Benim tavsiyem, firmalarımız bizim gibi dernekler veya konsolosluğumuz aracılığı ile piyasaya girmeleridir.

Kürdistan’ın güvenli bir yer olduğunu anlatıyor musunuz?

Tabiki, hem basın aracılığı ile hem de yaptığımız birebir görüşmelerde Kürdistan’ı anlatıyoruz. Ayrıca Dernek ve Ticaret odaları toplantılarında Bölgenin ne kadar güvenli olduğunu geniş bir şekilde anlatıyoruz. Benim Süleymaniye-Kerkük arasında 80 milyon dolarlık hastahane projem var.

O gün duydum ki farklı firmalar getirmişler ve komisyon anlaşmazlığına girmişler. Hemen işi durdurdum. Atlasjet ve Zagrosjet oratlığında direkt Adana uçuşları başlamış, bunun çok faydalı olacağına inanıyorum. Şimdi buradan Adana’ya giden işadamlarımıza vize verilmiyor. Ben sizin aracılığınızla hükümetimizin yetkililerine sesleniyorum.

Bu soruna bir çözüm bulsunlar. Sonuçta Adana ve o bölgede bulunan yerler çok önemli ticari ve turizim merkezleri, bu sorunun çözülmesi gerekiyor.

Türkiye, Adana’ya gidecek olanlara vize vermiyor mu?

Evet. Bu sadece Adana’ya özel bir durum. Sanırım bazı sıkıntılar var. Bunlar çözülmeye çalışılıyor. Tabi bunu sadece Adana olarak düşünmemek lazım, sonuçta tüm bölgeyi kapsıyor.

Biz bu konuyu çözmek için bir yandan uğraşırken, Atlasjet Genel Müdürü de bir taraftan sorunun çözümü için çabalıyor.

İş kadınlarına dönük çalışmalarınız var mı?

Bölgeye geldğim süre için de 500 iş kadınımızı buraya getirdim. Kadınlar buraya ilk geldiklerinde normal olarak tedirgin oluyor.

Ancak zamanla tedirgin olmalarını gerektirecek bir durum olmadığını görüyorlar. Gerçekten bölge güvenli ve eğer onlar da ayakları üzerinde durduklarında işlerini çok rahat yapıyorlar.

Bölge’nin iş kadınlarıyla da ilişkilerimiz çok iyi durumdadır. Geçende İMF’nin Türkiye’de bir toplantısı vardı. Ben özellikle buralı 5 bayan arkadaş ile birlikte o toplantıya katıldım. Onun haricinde 5 bayan arakdaşımı Afyon fuarına gönderdim. Sadece işadamları değil, iş kadınlarımıza da yardımcı oluyoruz.

Maliki ile görüştüğünüzü söylediniz. Bağdat ile Ankara hattında ilişkiler ne durumda?

Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Bağdat’ı ziyaret ettik. Orada bazı görüşmelerde bulunduk. Sayın Maliki bizimle ilgili bir sorunu olmadığını ve bizden gelecek her türlü çalışmayı destekleyeceğini belirtti.

Güney’de güzel projeler var ve bunlar bize de verildi. Tabi ki bazı sıkıntılar var. Mesela bir arkadaşımız satılmak üzere 152 tane çöp arabası Necefe götürmüş; ancak alıcı almaktan vazgeçmiş. Bu nedenle şu anda Erbil’de bulunan çöp arabalarının alınması için bölge yetkililerinin ihale açması için görüşmelerimiz var. Şu anda ilişkiler düzeliyor diyebiliriz.

Bağdat’ta Derneğimizin şubesinin kurulması için üst düzey bir yetkiliye, yetki verdim. Bizim gibi derneklerin orada olması ilişkilerin gelişmesi için fayda sağlayacatır. Ticaretin olduğu yerde siyasi sorunlar çok büyük sıkıntı olmaz. Bu nedenle karşılıklı ticari ilişkileri geliştirmek için çalışmalıyız.

İkili ilişkiler kapmasında Sayın Barzani’nin Diyarbakır ziyaretini nasıl değerlediriyor sunuz?

Zaten Sayın Barzani Türkiye’deydi ve Başbakanımızla görüştü. Petrolün Türkiye üzerinden dünyaya gönderilmesi konusunda anlaştılar. Bu anlaşmada ikili ilişkilerin daha da güçlenmesi anlamına geliyor.

Türkiye’nin çok büyük firmaları bölgeye gelmiş durumda ve bu da iyi olan siyasi ilişkilerin bir yansımasıdır. Büyük firmalar kolay kolay risk almazlar. Geldiklerine göre demek ki ilişkiler açısından bir risk yok.

16.02.2014 (Haber Merkezi)